Bir memlekette ayaklar başa çıkarsa mukaddes sayılan başlar o ayaklar altında ezilir. Bu söz bugünkü siyasetin gidişatına bakılarak yorumlanacak olursa aslında hiç de öyle zannedildiği gibi ayakların baş, başların ayak oldukları falan yoktur.
İktidar sahiplerinin muhalifler tarafından her zaman ve her durumda sırf muhafazakâr oldukları için cahil olarak yahut iktidarın mevcut seçmenlerinin koyun olarak nitelendirilmeleri yeni bir durum değildir.
En basitinden halk içinde ticaret yaparken tahsilli yahut tahsilsiz arasındaki en temel fark her zaman şu olmuştur: Tahsilsiz insanın icraatından başka bir hüneri olmadığından bir işi göstererek, yaparak ortaya koyar. Tahsilli insan ise ekseriyetle sırf güzel Türkçesi ile mest ederek olmamış bir işi olmuş gibi gösterir; mevcut eğitim düzeyinin, kısacası diplomasının ağırlığından da istifade etmek suretiyle, dahası ve genellikle boş konuşarak insanların nazarında güvenilirlik kazanmaya çabalar. (Şu an benim yaptığım gibi.)
Bu sebepledir ki devlet işlerinde icraat ön planda olduğundan, iktidar sahiplerinin becerileri dışında kimin ne okuduğunun yahut ne okumadığının pek bir ehemmiyeti kalmaz. Ordinaryüs payesinde dahi olsanız, beceriksizin teki iseniz koyun diyerek her durumda aşağılamaya çalıştığınız, bilakis son derece zeki olan bu millet size oy moy vermez ve her daim muhalif olarak kalmak mecburiyetinde kalırsınız. İşte o kadar!
11 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 31 Aralık 2022
bu içerik ilgini çekti mi?
0 / 0
#millet #muhafazakâr #muhalif #oy #siyaset ve icraat #tahsilli #tahsilsiz