Moral bozmaya gerek yok. Yahut mutsuz uyuyup sonra da mutsuz şekilde uyanmaya da. Kural oldukça basit: sapasağlam şekilde tut-a-madığın her şey yere düşmeye mahkûmdur. Bu durumun senin engin bahtsızlığın yahut senin rutinin ile uzak ya da yakın bir alakası da yoktur.
Süregelen başarısızlıkların kronikleşmesi neticesinde kişinin omuzlarına üst üste yüklenen ağırlıklar misali kişiyi psikolojik yahut bedensel olarak mukavemetli lakin bir o kadar da umutsuz, belki de pesimist yaptığı doğru ve bilinen bir durumdur. Mesele değişmek. Asıl mesele kendini değiştirebilmek. Asıl mesele her gün aynı yanımıza yatıp aynı yanımızla kalkmak değil de her gün farklı bir pozisyon ile uyanabilmek. Denemek ve sonra yine denemek. Ta ki en olumlu hakikate ulaşıncaya değin.
Lakin bu mümkün mü? Vücut bile en az iki kez tekrar ettiği şeyi rutine bağlar. En zorlu eylemlere dahi bu kadar kolay alışabiliyorsa bu şuursuz beden ve üstüne üstlük alışkanlıklarını da kuşkusuz şekilde kolay yol olarak benimseyebiliyorsa, öyle ya kendisinin bile günde belki de en az iki yüz kez tekrar ettiklerini bu şuursuz bedenden dahi söküp atmak nasıl mümkün olacak? Bir obeze aç kal demekle aynı şey bu. Rutine bağlamak.
11 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 6 Kasım 2022
bu içerik ilgini çekti mi?
1 / 0
#alışkanlık #beden #değişim #denemek #dönüşüm #pesimizm #psikoloji #rutin #umut