Bir şey ikinci el konumunda ise ve de satılık ise o şeyde pek kıymet aranmaz, çünkü ekseriyetle yoktur. İnsanlar kıymet vermedikleri, gözlerinden düşürdükleri şeyleri ellerinden çıkarmak niyetindedirler.
Ancak bunu yaparlarken o şeyin ederini asla piyasadaki ederinin altına da düşürmek istemezler. Hatta öyle ballandıra ballandıra anlatırlar ki o şeyi, o metayı artık kendinize ve bunu yapana ister istemez şu soruyu sorma gereği duyarsınız: madem senin için bu kadar kıymetli, bu kadar değerli ve üstün bir şey idi, neden elinden ısrarla çıkarmak istersin be mübarek?
İhtiyacım var derler bu sefer de. Ama öyle ya, madem ihtiyacın var, o kıymetli şeyi veya o metayı zorunluluk nedeniyle elden çıkarmak durumundasın. Peki ya öyleyse, neden ederinin altında bir fiyata sunmazsın da millet aklıyla oynarsın bre su kurnazı?
Kısacası, inanan insanın inancının doğrultusundan sapma göstergesidir. Başta ahkam edilen bu cümlenin iktidarının artması, yani hülasa önce canan sonra can mertebesinden önce can sonra canan derekesine geçiştir bunun adı.
Kendi için istediğini veya uygun bulduğunu başta ve evvela mümin kardeşi için de istemedikçe hakiki mümin olunmaz sözüne binaen sormak lazım tüm canlara: biz nasıl bu derekeye düşürülebildik? Aziz halden kıymetsizliğe doğru, geriye doğru nasıl tekamül gösterebildik?
İnanç erozyonu mudur, kültür devşirmesi midir, hayat şartlarının zorluğu mudur bizleri bu denli benmerkezcil hale getiren? Bilinmez, bilinemez.
6 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 8 Ocak 2024
bu içerik ilgini çekti mi?
0 / 0
#benmerkezcilik #ikinci el #inanç erozyonu #kıymet