karamsar ruh halleri


Çok genç, aklı henüz oturmamış olanların pek çoğu ben ve benim gibilerin karamsar olduklarını hiç çekinmeden söylemişlerdir yahut söylemedilerse bile er ya da geç söyleyeceklerdir. Diyorum ki ne münasebet efendim. Sanki yaşamdan keyif almayı veya yaşamanın iyi yanlarını bir bunlar biliyorlarmış gibi. Yaşamdaki keyiften ve iyi yanlardan kastettikleri de her ne ise veya ne olacaksa artık.

Bol bol ortam değiştirerek, sağda solda fink atmak, kafelerde barlarda yoğun sigara dumanının etkisiyle oluşan ve adeta göz gözü görmez bir şekilde sis bulutunun içerisinde boş boş oturmak suretiyle karaciğer öldürenlerini keyifle yudumlamak, dozu fazlalaştırarak her geçen gün yükselmiş alkol eşiklerini daha da artırmak, muhtelif içkileri saçma sapan şekilde karıştırarak sağa sola kusmak, bu şekilde kaybettikleri şuurları ile her türlü nefsanî arzu ve isteklerini sınırsızca hayvani bir içgüdüyle törpülemek…

Gündemde ne kadar boş kişi ve de başta siyaset olmak üzere boş olay varsa onu yakından takip etmek, neticesinde tüm bu aktörlere bilenerek vahşileşmek ve en önemlisi de oturdukları eğlence mekânlarının yuvarlak veya kare masaları üzerinde art niyetli biri ya da birileri tarafından devrim ve ihtilal fikirleriyle beyinleri doldurularak her durumda ve devirde istisnasız şekilde lüzumlu lüzumsuz mevcut hükümetlere ya da düzenin kendisine saldırıp onları yerle bir etmek istemek, düzene karşı olan ve kaotik bir kültürden beslenmek, istem dışı bir şekilde muhalif anarşistlere dönüştürülmek dışında. Boğazlarına kadar pisliğin içine gömülmüş durumdalar da haberleri yok.

Allah şuur versin, hidayet versin bu zır cehaletin ülkemizdeki entelektüel geçinen bu temsilcilerine. Karamsar değil de karamsar görünmem için pek fazla nedenim var: Evvela sizler varsınız. Yaşamın umudu olduğunuzu zannetmenize karşılık bilakis şekilde en başta sizler. Sizler ki tüm o umutsuzlukların, pesimist hallerin kaynağısınız hepsinin evvelisiniz.

Aslına bakarsanız sizlerin adına eğlence dediğiniz, adına yaşamak dediğiniz o yoz kültürünüz normal şartlarda benim umurumda bile değil. (Açıkçası aklı başında, sağduyu sahibi hiçbir yetişkinin umurunda da değil.) Sadece dönüp kendinizle ilgilenin. Sizden olmayan bir kesimi aşağılamadan önce ve onu sınıflandırmadan evvel her ne yapıyorsanız ve yaşınız gereği neyi doğru görmekte ve yapmaktaysanız onu yapın.

Ama şunu aklınızdan çıkarmayın gençler! Hayat aslında pek çoğunuzun sandığı gibi tatlı değil; ekseriyetle tatlı görünümlü acılardan ibaret. Sebebi ise bariz: Kısıtlı ömür. Günün birinde, herhangi bir saatte, herhangi bir anda ölecek olmamız. Bu gerçek kimilerinin söylediği gibi yaşamın kendisine ekstra heyecan, güzellik veya değer katmıyor. Onu sadece daha da katlanılmaz yapıyor.

Her nefsin ölümü tadacağı o günün birinde yine her nefsin bu gerçeğin ayırtına er ya da geç varacağı da aşikâr. Dilerim ki benim gibi sizler de bu gerçeğin geç farkına varmazsınız. Vesselam.


  8 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   19 Mart 2023

bu içerik ilgini çekti mi?

0 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle