kaçırılan ipin ucu


İpin ucu kaçtı derler zaman zaman. Bu dünyada ipin ucunu kaçırmak, zamana yenilmek, iş dünyasına yenilmek, bir kadına veya erkeğe dolayısıyla aşkın kendisine yenilmek, bireye hususi olan çevreye ve insanlığın cümlesine yenilmek, daha ahmak, daha aptal ve daha cahil olduklarına dair inanılanlara da yenilmek… Öyle ya işin sonunda hep ne de çok yenilmek var ve elbette ki yenilmeye dair inanç kesinleştiğinde yani kısaca yaşlanmak vuku bulduğunda bir çırpıda söylenen “aman be! ne ehemmiyeti var ki bu boş fani yaşamın?” şeklindeki o avuntular.

Daha açık şekilde uyuyup nihayetinde vakti zamanında mutaassıp addedilip hor görülenlerin her daim yaptığı gibi bu dünyaya hatta kâinata ya da en iyimser şekilde yaşanılan ve ekseriyetle koşuşturma ile geçen bu hayatın boş, önemsiz, değersiz olduğu hususunda tüm bu mevcudatın ve mevcudatın rutin iştigallerinin ta kendisine pislik atmaya başlarken fark edilen o uyanışlar.

Maddeyle vedalaşmaya ve her ne olursa olsun yenilgilere yaklaşırken nihayetinde inançlı bünyelerce elbet bir gün varılacağı ümit edilen o ebedi mana âleminde de bir yenilgi ihtimaline yönelik korkuyla hissedilen geç kalınmışlık ve yine bu geç kalınmışlık hissiyatıyla yoğrulan belki de Allah indinde dahi “geçti borun pazarı” olarak nitelendirilebilecek düzeyde bir “son dakika” samimiyetindeki nedamet…

Kısacası biçare şekilde tutunulan ömrün son demindeki o “Hakk aşkı” ile yanıp tutuşmak ve kalan son dakika, son saniye, hatta son salise ihtimali halet-i ruhiyesiyle akıllarda kalacak tek soru: Hakikaten ipin ucu tüm zaman ve tüm mekân için ellerden kaçtı mı?


  10 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   11 Ocak 2023

bu içerik ilgini çekti mi?

2 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle