George Bernard Shaw. Bu adamın yaşanmışlıkları ve bu yaşanmışlıklarından süzerek ortaya dökmüş olduğu pek çok sözü benim kendi mevcut yaşantımla uyuşuyor gibi sanki. Öyle ki 1856’larda doğan bu adamcağız benim şu an yaşadığım veya yaşamaktan olduğum şu hayatı benden çok çok daha önce yaşayıp bitirmiş ve üstelik bu boş vermişlik ile hayat mücadelesi içerisinde yine de bir yol alabilmiş ve kendisine iyi sayılabilecek düzeyde bir yer bulabilmiş; buna karşılık ben ise bu adamcağızın tırnağı kadar dahi başarılı olamamış, adeta tümden başarısız bir tekerrürü olmaktan öte geçememişim.
Başarı demişken mesela: “Eğer yürüdüğün yolda engeller yoksa o yol seni bir yere götürmez.” Ve ardından bu sözü destekleyen: “Hiçbir şey ayağınıza gelmez, en azından iyi olan hiçbir şey. Her şeyi gidip kendiniz almanız gerekir.” Yürüdüğün yolda engel olmaması yahut “engelsiz yol” başlı başına bir yazı konusu aslında; ancak zaten defalarca terennüm ettiğim bir konu bu. Engelden kasıt, o yolda seninle birlikte o amaca ulaşmak isteyen diğerleri, ötekiler. Amaçlar, idealler zor değil aslında; pek çoğu imkânsız da değil. İmkânsız gaye olarak sayılabileceklerin sayısı da pek azdır. Ölümün devasını bulmak gibi mesela.
Rakip olmak. Tatlı suyu seninle beraber keşfeden, fark eden; bu meyanda seninle beraber o tatlı suyu herkesten evvel elde etmek istediği için önüne çıkan, takılıp tökezlemene vesile olan tüm o isyan edilesi kuru kalabalıklar. İlk olma yahut her güzel şeye tek başına sahip olma arzusu. Bu arzu uğruna husule gelen ahlaksızlıklar ve kötü haller. Ardından haklı şekilde gelen cennet ve cehennem olgusu.
Bernard Shaw’ın aksine ben inançlıyım; aramızdaki tek fark bu. Yoksa “şeyim şeyde canım —dünyada da ahirette de— cennette” yaklaşımına karşı olan biri olarak, şeyi şeyde olanların canlarının her iki cihanda cennette değil de bilakis her durumda —özür dileyerek— cehennemde olmasını şiddetle arzulama halindeyim.
Benim karşı duruşum ve bir türlü —hadsizce dahi olsa da— hazmedemediğim şey: hak etmeyenin hak etmediği pozisyonlara gelişinden yahut getirilişinden doğan ve bu gibilerin sinir bozucu beşeri kaderlerine tesadüf etmek (rastlaşmalara) ve bu kader ile bu tesadüflere katlanmak zorunda kalışlarımdır.
11 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 1 Ocak 2023
bu içerik ilgini çekti mi?
1 / 0
#adaletsizlik #başarı #cehennem #cennet #engeller #George Bernard Shaw #inanç #tekerrür