Tecrübeyle sabittir. Bir kadının üzerinde düşünmek ve karar vermek üzere ötelediği hiçbir şey olumlu sonuçlanmamıştır. İstisnasız şekilde sonuçlanmayacaktır da. Kadın dediğin, bir erkek tarafından ancak gönlünün sesi kendisine dinlettirilerek sevk ve idare edilebilen bir varlıktır. Gönlünün sesini dinlemesi de ya erkek olarak size karşı bir gönül bağı kurması, ya zekânız yahut aklınızla ya da Hak’tan gelen başka herhangi bir meziyetinizle gözlerini kamaştırmanız ve dikkatlerini cezp etmeniz vasıtasıyla gerçekleşebilir. Başka türlü değil.
Kadınları düşünmeye sevk ederek onlara ufuklar açmak, zaten pek çoklarının bildikleri gerçekleri daha çarpıcı bir şekilde fark ettirmeye çalışmak, onlara istediklerinizi asla yaptıramaz. Çünkü en aptal ya da en ahmak zannettiğiniz kadınlar dahi her durumda sizden daha mantıklı düşünecek, sizin düşündüklerinizden daha doğru sonuçlara varacaklardır. Bunun sebebi zekâlarının ya da akıllarının size nispetle üstünlüğü değildir; sebebi yaratılıştan gelen temkinlilik halleri ve hayatın kendisine karşı gerçekçi yaklaşımlarıdır.
Kadın, gönlünün sesini dinlemediği müddetçe ayakları hep yerde sağlam, bedeni de sürekli bir atalet hâlindedir. Bulunduğu yerde, tıpkı bir kedi misali kendini güvende hissediyorsa asla tek bir adım atmaz, yerinden kımıldamaz. Bu adımı cebren de attıramazsınız; büyük ihtimalle kedi misali tırmalayacaktır. Kadın, herhangi bir tehlike ihtimalini dahi diğer herkesten önce kusursuz bir şekilde sezen varlıktır.
Erkeğin meşhur “deli cesareti” kendisine verilmiş üstün bir meziyet değildir. Bu yüzden deli cesaret eseri önündeki uçuruma şuursuzca her seferinde düşen erkeklerin hallerini tebessümle, bazen de kahkahalarla izlerler. Ancak bu onlar için bir erkeği aşağılama vesilesi değildir. Erkeğin tökezlenmesi ve yuvarlanıp uçuruma düşmesindeki o doğallık hâli bazen de onu sempatiyle kadına yaklaştırır.
Kadının uçurum ihtimalinden uzak durması onun zayıflığı veya korkaklığı sebebiyle değildir. Sebeplerden biri ondaki haya duygusudur. Rezil olmak veya toplumun dikkatlerini bu şekilde üzerine çekmekten son derece imtina eder. İşte bu yüzdendir ki erkeğin deli cesareti ve aymazlığı, onu kadına nispetle hayatta güçlü bir önder, bir lider, bir lokomotif konumuna getirir. Çünkü erkeğin her şuursuz ve cesaret sayılan hamlesi sanıldığı gibi her durumda uçuruma yuvarlanmakla sonuçlanmaz.
İşte erkeğin kadına nispetle hayattaki bu başarısı ve liderliği, çoklukla fiziksel gücünden, zekâsından veya aklından değil; daha çok düşmekten, yuvarlanmaktan ve bu çokça denenmişlikten kaynaklı, adeta nasırlaşmış bedeninden ileri gelir.
8 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 3 Nisan 2023
bu içerik ilgini çekti mi?
3 / 0
#cesaret #erkek #kadın #liderlik