İlahi sahipleniliş


Suskunluğum mutsuzluğumdan, başka değil. Kendilerinden bildiler, elbet biliyorum. Ama değil. Manevi manada ilahi bir sahiplenilmişlik hissiyatı vardı içimde çok evvelce.

Şimdi ise, çok uzun bir süredir o manevi ilahi sahiplenilişi kaybetmiş olduğumu hissetmek beni aşırı huzursuz ediyor, adeta bunalıma sokuyor. Gel gelelim bunu hayatımın rutini içinde algılayabilmek benim için oldukça güç oluyor.

Ancak zaman zaman da periyodik bir şekilde hassaslaşıyorum, özellikle de bir arzum doyuma ulaştıktan hemen sonra. İşte o vakit, o bilindik mevcut “ben” gerçeği tokat gibi yüzüme iniveriyor. Allah tarafından bir terk edilmişlik hissiyatı ile bu hissiyattan husule gelmiş olan kronikleşmiş huzursuzluktan kurtulmak mümkün olmuyor.

Zihnimde Hak Teala’nın bana ömrüm boyunca sunduğu yeri doldurulamaz fırsatları göremeyişten veya görüp değerlendiremeyişten kaynaklı bir nedamet ve bu nedametin yol açtığı dövünmelerden başka hiçbir şey yok.

Elbette her fırsatın kaçırılmasından kaynaklı tökezlemekten ve nihayet günaha düşmekten ötürü insan, kendisini günaha düşüren kendi canından ötürü af dilenmelidir. Gece veya gündüz fark etmez, genellikle günün uyanık olduğum herhangi bir anında bu mihval üzere olmak benim için rutin bir tekerrürden ibaret oldu.


  6 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   10 Kasım 2023

bu içerik ilgini çekti mi?

0 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle