kalplerin benzerliği


Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de geçen “kalpleri nasıl da birbirine benzedi” ibaresi, eşit ve adilane yaratılışın en bariz ifadesidir. Tüm yaratılanların aynı kusursuz fabrikadan çıkan mamuller gibi düşünülmesi mümkündür. Bu ifadeye göre “inkârcı bir dinsiz” ile “inanan bir mümin” arasında yaratılışta zerrece bir fark yoktur. Hususi tek yan, kişiler arasındaki teslimiyet düzeyidir: inat, kibir ve bunun aksi olan tevazu ile hilm.

Genetik uyumsuzluk neticesinde zihinsel veya bedensel kusurlarla yaratılmış insanları konu dışında tutuyor, onları tenzih ediyorum. Bu durum Yüce Yaratıcı’nın o kişiye ve velilerine birer imtihanı, ilahi takdiridir. Bunun dışında objektif bir gözlemci için tüm insanların her bakımdan aynılığı açıktır. Dünyanın neresine giderseniz gidin insanlar kendi toplumsal kültürlerine adapte olur ve bu kültüre bağlı eylemlerini severler. Dolayısıyla toplum fertlerinin kalpleri birbirine benzer.

Çinliler’in yağda pişen her şeyi severek yemeleri -bazen canlı canlı- bizim toplumsal kalp benzerliğimiz açısından iç kaldırıcı bir sevimsizliktir. Bizleri farklı gösteren hususlardan biri mensubu olduğumuz toplumun ananeleridir. Bir diğer kriter ise doğum tarihinin insanlar üzerindeki metafizik etkileridir. Burçlar buna örnektir. Hangi burca mensup iseniz, o burcun özelliklerini göstermeniz doğal bir kalp benzerliğidir.

Bugün basmakalıp söylenen “bütün insanlar eşittir” ifadesinin özüne inilip hakikatin irdelenmesi gerekir. İnsanların geçmişte yaşadığı ruhsal ezilmişlikler onları başkaldıran, inatçı biri haline dönüştürmüş; kibir neticesinde kendisini diğer insanlardan “özge” bir yaratılışla yaratıldığına dair bozuk inancı artırmıştır. İnattan ve kibirden uzak olmanız dileğiyle…


  16 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   14 Nisan 2022

bu içerik ilgini çekti mi?

1 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle