Bazen etrafta kendi kendine konuşan insanlar görürüz. Üzerinde pek durmaksızın “deli” der geçeriz ya da hiçbir söz söylemeksizin mimiklerimiz anlatır durumu etrafımızdakilere. Genellikle hiçbirimiz düşünmeyiz: bu kişi kiminle konuşuyor acaba? Ya da kimdir? Bunları sormayız bile çoğu kez.
Fakat şunu söyleyebilirim ki bir gün kendi kendine konuşan bir insana denk gelir de ona dikkatle bakabilirseniz şayet emin olun o kişinin genellikle vakti zamanında kalifiye bir insan olduğunu müşahede edeceksinizdir. Evet, yanlış okumadınız. Genellikle bir veya birkaç dil bilen, kariyer sahibi, diksiyonu düzgün ve oldukça da kültürlü insanlardır. Bu kişiler genelde bir şekilde ister kader ister yanlış seçimler sonucu hiç fark etmez, yüksek bir noktadan bodoslama düşmüşlerdir.
Başarı merdivenlerinin basamaklarını tek tek veya birkaçını birden aynı anda hoplayarak zirveye ulaşmış veya yaklaşmış bu insanlar ne olduysa orada fazla kalamayıp gerisin geri yuvarlanmışlardır. Elbette ki sonrasında gelen yalnızlaşma ve bunun doğal sonucu olarak ruhsal çöküş. Attan inip eşeğe bile binememek durumuyla karşılaşmanın ruhsal açıdan ne denli onulmaz yaralar getirebileceğini bizzat yaşamasam bile az çok tahmin edebiliyorum ki bunu siz de az çok tahmin edebilirsiniz.
Sanırım insan bu şekilde yalnızlaştığında düşünmeye başlıyor. Geçmişe dönüyor ve başlıyor geçmişindeki hataları irdelemeye. Eminim kendilerine şu soruyu mutlak surette defalarca sormuşlardır: “Beni zirveden aşağı kim veya ne itti?” Bu sebeple belki de zihninin düşünebilen yanlarını sistem hatası verecek kadar çok zorlamışlardır. Sonrası malum. Zihinleri gerçek dünyadan ve maddeden sıyrılarak kendine yeni bir sanal yahut mana âlemi oluşturmuş ve bunun sonucunda da artık o âlemde yaşamaya, o âlemde bulunan sanrı kişileriyle istişare etmeye, bazen de onlarla hararetli şekilde tartışmalara girişmeye başlamışlardır.
Ancak bazen de bu kişiler benim gibi başarı merdivenlerini hiç çıkamamış veyahut ilk basamağa adımını atmak için dahi bir fırsatla hiç karşılaşmamış veya önlerine çıkan fırsatları farkında olmadan tepmiş de olabilirler. Bu sefer de “Neden olmuyor? Neyi yanlış yaptım? Çok mu şanssızım acaba? Allah beni sevmiyor mu yoksa?” gibisinden sorular sorarlar kendilerine. Soruları sorgulamaları üstteki kalifiye kişilerden farklı olsa da akıbetleri bu kalifiyeler ile hep aynı kapıya çıkar: yani deliliğe.
Zihninizin düşünen yanını fazla zorlamamanız dileğiyle…
17 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 2 Ekim 2021
bu içerik ilgini çekti mi?
1 / 1
#delilik #kalifiye insanlar #kendi kendine konuşmak #ruhsal çöküş #sorgulama #yalnızlık