Konuya ışık tutan referans sözler:
Tevazu içinde yürüdüğüm içindir ki önümde bütün yollar bana açılıyor.
İnsanların en büyüğü en yüksek mevkide iken tevazu gösteren, kudret sahibi iken affeden ve kudretli olduğu vakit adaletle hareket edendir.
Etrafınızda çoğu kez müşahede etmişsinizdir. Öyle pısırık, nahif görünümlü hatta elzem durumlarda dahi kendilerini ifade etmekten bile imtina eden çekingen ürkek tipli insanlar. Bu insanların toplum içerisinde ekseriya daha başarısız olacakları yahut sürekli ezileceklerine dair toplumun zihninde uyanan yanlış bir izlenim vardır. Hayır, aslında onlar pek azı müstesna öyle kurtlar sofrasına meze olmazlar.
Bilakis insan doğası gereği yaratılıştan gelen ve bozulmayan bir haslet olarak – ki en kötü tabir ettiğimiz suç makinelerinin içerisinde bile vardır bu – hep yerde olanı kaldırma eğilimindedir. Düşen ekmeği yerden kaldırır, öpüp baş üstüne koyarız mesela. Bunu nimete saygı güdüsüyle yaparız çoklukla ama yine de nimetin değerli olduğunu ve ayaklar altında ezilmemesi gerektiğini biliriz.
Tüm kâinatta en şerefli şekilde yaratılan insan da haliyle böyledir. Gerçi bizler hasmımız olan kişiye karşı maalesef ki gücümüz elverdiği ölçüde içimizdeki şeytani bir araç olan öfkemizi kontrol edemeyip – yere düşse dahi – onu ayaklarımız altında çiğnemeye çabalamaktayız. (En aciz görünenler bile aslında toplum içerisinde hep birer zorba adaylarıdır. Ve zorbalık herkesin içerisinde irili ufaklı şekillerde mevcuttur.)
Buna rağmen toplumun diğer bireyleri olarak her zaman düşene bilakis el uzatırız. Hatta umum içerisinde zorbalığa maruz kalan (dayak yiyen) bir adamla karşı karşıya kaldığımızda henüz nedenini bile bilmeksizin hatta bunu umursamaksızın zulmeden kişiye karşı toplum olarak en aciz şekilde dahi olsa ilk etapta buğz etmiyor muyuz içten içe. Bana oluyor mesela, size de olduğunu farz ediyorum haliyle. Dahası vicdanı olan herkeste. Toplumda iyi veya kötü bellenen herkeste vardır o vicdan.
Ki ben zaten oldum olası kabadayı geçinen ve külhanbeyi olduklarını iddia eden insanlara hep en aciz şekilde (çünkü henüz bende tevazu sahibi bir zayıfım fakat buna karşılık herkes gibi bende az evvel belirttiğim üzere toplumdaki bir zorba adayıyım) nefret beslemişimdir. Hatta imkân dâhilinde bir otoritenin, kısacası toplum gibi bir araya geldiğinde yenilmez olabilecek bir çoğunluğun (ya da devletin) kendisinin bir ejderhaya dönüşüp bu tip zorba insanları evvela sakındırmalarını, bunda muktedir olamazlarsa da kendilerini yakıp kavurmalarını, yutmalarını ve böylelikle de bu tip kibirli olan kudretli geçinen zulüm ehli şeytanlaşmış insanların küllerini havaya savurmalarını hep dilemişimdir.
Çünkü insan olmak bakımından tüm toplumda bir eşitlik durumu söz konusu olmalı. Herkesin içinde olan ya da olması gereken irili ufaklı tevazu hallerinin bozulması toplumun güçsüz, güçlü, aciz, kudretli, tevazu sahibi yahut kibirli şeklinde cüzlere ayrılması böylelikle homojen yapısının bozulması toplumun huzursuzluğunu artırmakta ve özellikle de acizler arasındaki güven ortamını fevkalade bozmaktadır.
Kısacası toplumda sahiplenilmek mi istiyordunuz? Öyleyse tevazu, tevazu ve sonra yine tevazu. Toplumda saygıdeğer bir insan mı olmak istiyordunuz? Yücelenmek mi istiyordunuz? Öyleyse güçlü dahi olsanız acizler arasında tevazu, tevazu ve sonra yine tevazu.
11 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 3 Temmuz 2022
bu içerik ilgini çekti mi?
1 / 0
#adalet #eşitlik #insanlık #kibir #saygı #tevazu #toplum #vicdan #zorbalık