-C-
- câbir: zorlayıcı
- câdde: ana yol, cadde
- câhid: çalışıp çabalayan
- câiz: uygun
- câlib: ilginç, çekici
- câlib-i dikkat: dikkat çekici
- canefşân: canını hiçe sayan, fedai
- canhıraş: yürek paralayan
- cânib: taraf
- cânsiperâne: canını feda edercesine
- cârî: geçerli, yürürlükte
- câvid / câvidân: kalıcı, sonsuz, ebedi
- cedîd: yeni
- cehd: çalışma, çabalama
- cehl: cahillik, bilgisizlik
- cehren: açıkça
- celâl: ululuk
- celb: kendine çekme
- celbnâme: çağrı mektubu
- celîl: ulu
- cem’an: toplam
- cemâl: yüz güzelliği
- cemî’: tümü
- cemîle: iyilik
- cenâb: hazret
- cenâh: kanat
- cendere: pres, basınç, baskı
- cengâver: savaşçı
- cenûb: güney
- cerâhat: yara
- cerîme: suç, para cezası
- cerrâh / cerrâhî: operatör, operatörlük
- cesâmet: irilik
- cesîm: iri, büyük
- cevâd: cömert
- cevâhir: mücevherler
- cevâz: izin, uygun verme
- cevdet: iyilik, olgunluk
- cevr: haksızlık, zulüm
- cevşen: zırhlı giysi
- cevvâl: çok hareketli
- cezbe: coşku, kendinden geçiş
- cezîre: ada
- cezm: kesin karar
- cibilliyet: karakter, yaratılış
- cidâl: mücadele
- cihangîr: büyük hükümdar, imparator
- cihannüma: dünya atlası
- cihet: yön, taraf, sebep
- cimâ: cinsel ilişki
- cismânî: bedensel
- civan: genç
- civanbaht: talihli
- civânmerd: cömert, soylu
- cizye: gayrimüslim vergisi
- cumhûr: halk, kalabalık
- cülûs: tahta geçme
- cünbiş: kıpırtı, hareket
- cünd: asker, ordu
- cürm: suç
- cürûf: maden atığı
- cüsse: gövde, yapı
- cüz’î: çok az
-Ç-
- çâpâr: ulak, postacı
- çârnâçâr: ister istemez, çaresiz
- çeh: kuyu, çukur
- çehreperdâz: ressam
- çemenzâr: çimenlik
- çengâl: pençe, çengel
- çengî: çeng çalan, dansöz
- çerâgâh: otlak
- çerbzebân: yaltakçı, ağzı laf yapan
- çerm: deri
- çeşm: göz
- çeşmderîde: arsız
- çîn: kırışık
- çîredest: yetenekli, becerikli
- çirkâb: pis su
- çüst: çevik, kıvrak
6 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 20 Eylül 2023
bu içerik ilgini çekti mi?
0 / 0
#Arapça kelimeler #eski Türkçe #Osmanlıca sözlük