z kuşağı gerçeği


Üst kat komşumdan günün birinde bir söz işitmiştim. Şöyle diyordu: “Ben babamdan akıllıyım, oğlum ise benden akıllı.” Sanırım zaman geçtikçe nesillerin akıllandığı, entelektüel birikime sahip oldukları bir gerçek. Bu durum şu soruları da beraberinde getiriyor: Salt bir teknoloji etkisi suni görünümlü bir durum mu bu? Yoksa gitgide arî bir ırk mı doğuyor?

Bana bu şartlar altında ilk bakışta bu olası sonucun nedeni olarak ilk seçeneğin yani salt bir teknoloji gelişiminin bir sonucu olduğuna inanmak daha yakın geliyor. Gerçi bu konudaki inancımın gerçek olabilmesi için sözüm ona diğer herkesten arınmış özel bir akla, zekâya, bilgi ve görgü düzeyine de sahip olmam şart. Aksi durum düşünüldüğünde ki bu durumda akla en yatkın olan kestiğim ahkâmın kaynağının diğerlerinden akılca, zekâca ve bilgice üstünlük değil küstahlık olmuş olacağıdır.

Ancak nedense kendimi ta en başında kendi kuşağım içerisinde dahi oyun dışı kalmış gibi hissetmekten bir türlü alamadığım da gerçek. Eski günlerimi hatırlıyorum da. Saflık mı? Yoksa salaklık mı? Bilemiyorum. Hangisi benim için geçerli idi. Belki de ikisi birden.

Çocukluğumu, ergenliğimi ev içerisinde dönemin gazetelerinin okurlarına kupon karşılığı verdikleri promosyon ansiklopedileri baştan sona okuyarak geçirmeme ve bu halim sebebiyle kendimle övünmeme karşılık bugüne gelindiğinde herhangi bir ergen karşısında zır cahil ya da aptal hissetmek benim için oldukça olası.

Şimdi düşünüyorum onca okuduklarım nereye gitti? Buhar olup uçtu mu? Yoksa her şeyi bir çırpıda unuttum mu? Yahut çok mu kapatmıştım gözlerimi dış dünyaya? Zaman mı hızlı geçti? Geçen kısacık zamanda insanlar gerçekten çok mu yeni şey öğrendi? Bu yüzden mi çok geri kaldım? Tüm bu soruların cevabı sanırım aynı: evet.


  17 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   10 Eylül 2021

bu içerik ilgini çekti mi?

2 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle