sözün gücü


“Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların güçlerini anlayamazsınız.” Evet insanlar – tembel olanlar müstesna – her zaman harekete geçirilmek ister. Birisi fitili ateşler, diğerleri bomba gibi infilak eder. Ama hep bir kıvılcım gerekir. Mesele o kıvılcımı oluşturabilmek meziyetini ve medeni cesaretini gösterebilmek zaten.

Bunun da en otantik yolunun kitlelere hitap edebilmek, dahası kendini dinletebilmek olduğu da bilinen bir gerçektir. İşte mesele ne konuştuğunuzdan ziyade nasıl konuştuğunuzdur. Üsluptur. Nasıl konuşulacağını bilmek gücün ta kendisidir. Sonuçta o güç de toplumun ta kendisidir.

İnsanlar size ve samimiyetinize inanırlar ve ardınızca yürüyerek sizinle birlikte yekvücut, yek güç olurlar. İşte o andan itibaren o güçle ne isterseniz onu yapabilirsiniz. Mesela bir devrim. “Ki gerçekten büyük devrimler başlatabilecek tek şey sözün gücüdür.(1)” söylemi bunu destekler niteliktedir.

Yahut sizi tüm kötülüklerden güçleri nispetinde korumaları maksadıyla etrafınıza etten duvar örebilirler. Aklınıza ne gelirse. Ancak lider olanlar – pek azı müstesna – güçlerini hep kendi menfaatleri ve ideolojileri doğrultusunda toplumun aleyhine kullanmışlardır. Böylelikle ortalığı fesada vermişlerdir.

Güç ve iktidar Yaratıcı tarafından kişilere sunulan bir hediyedir. Lakin yine de herkesin kaldırabileceği, hazmedebileceği bir hediye değildir.

(1) Hitler’in “Kavgam” isimli kitabında şöyle der: “Bir milletin büyük çoğunluğu bir sözün kudretine boyun eğer.” Aslında sözden ziyade bu durumun söyleyiş şekline yani üsluba daha çok bağlı olduğunu düşünmekteyim ben. Çünkü söz ne kadar harikulade olursa olsun söyleyenin söyleyiş becerisi nispetinde anlam kazanır.

Güzel konuşan insanlara bakıyorum. Jest, mimik her şey uyumlu ama bundan ziyade bana göre anlatımın genel olarak kalp ve zihin ile entegre çalışması bende daha fazla etki bırakmakta. Kalp-zihin-söyleyiş uyumu hepsinden biraz olmalı. Bununla birlikte söyleyen kişi kendi savını alakasız görünse dahi pek çok örnek hadiseyle pekiştirebilmeli. Çünkü hayatın tüm yönleri bana kalırsa birbirine oldukça benzer şekilde işlemekte diye düşünüyorum.


  11 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   15 Haziran 2022

bu içerik ilgini çekti mi?

1 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle