kırk yaş psikolojisi


Hayatım vaktinde, yerinde söylenememiş sözler ve gerçekleştirilememiş eylemler ile dolu. Unuttuklarım fiiliyata döktüklerimden de çok gerçi. Zaman hepimizin canına okudu. Her güzel şeyin yahut da her rutinin hep aynı kalacağı, hiç değişmeyeceği yanılgısına neden düştük bizler. Hayatımdaki hiçbir şey doğal sıralamasına uygun gitmedi. Ya geriden geldim ya çok ileride kaldım. Yanlışlar, hatalar, pişmanlıklar da birbiri ardınca geldi.

Kuşkusuz gün içerisinde herkesin aklının başına geldiği bir saat vardır. Bende bu saat genellikle alacakaranlık zamanıdır. Tüm yapılanlar ve yaşananlar zihnimin eşiğine yüzeyine çıkar. Acımasız sorular, acımasız cevaplar, bitmeyecek gibi görünen pişmanlıklar… Şu an ise her bakımdan geç kalmışlığın sınırındayım. Evlilik için son evredeyim mesela. El çabuk tutulabilirse belki de her şeyin kısmen dahi olsa anlamlı sayılabileceği o minik zaman aralığındayım. Fakat garip olan şey bunu hâlâ istemiyor oluşum.

Hayatım boyunca âşık olabilmenin büyüsü dışında — ki bunu yaşamak hiç nasip olmadı — pek çok insanın yaptığı gibi çoğalmak için çoğalmak hiç ama hiç cazip görünmemiştir bana. Özellikle hayatın kendisi vahşice ve bayağı bir kapışmadan ibaret ise… İdeal bir erkek adayı olsam da tüm kadınlar bir sel gibi arkamdan akıp gelseler dahi sadece bir hiç olur benim için artık. Önemsiz ve anlamsız kalır.


  16 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   1 Ocak 2022

bu içerik ilgini çekti mi?

1 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle