sadece bir isim olmak


Kadın erkek kişiler arası münasebetlerin yolda yürürken çarpışmak dışında bir de cebrî yöntemlerle başlatıldığı malumunuzca bilinen bir durumdur. Çevre tarafından uyumlu görünen iki cinsin birbirlerine doğru itelenmesi, çarpıştırılmaya çalışılması neticesinde işlerin daha bir kolaylaştırılması amaçlanır. Ama her zaman bu durum beklenildiği gibi gitmez. Benim gibi yaşlı bir uyumsuz iseniz hayatta vuku bulmakta olan her şeyin aslında bir nevi kendini kandırmak olduğunu düşünmeden edemezsiniz. Sırf bu yüzden nicelerince büyük fırsat olarak nitelenebilecek pek çok faydayı ellerinizden bile isteye de kaçırırsınız.

Sorup duruyorum kendime: Neden hayat bu kadar resmî, bu kadar güvensiz olmak zorunda? Tamam, anlıyorum. Hayatın kendisi materyalist düşünceye göre bir meta. Ancak insanlar ve onların sahip oldukları, olmakta oldukları veya olacakları ilişkiler de mi öyle olmak zorunda? İnsanların bu oldukça saçma olan hayat oyununa çok fazla dâhil olup meta haline dönüşmelerinden bahsediyorum.

Bunun dışında bahsettiğim bu mevzu ile çok da ilintili olmayan ve yeri gelmişken dillendirmek zorunluluğunu hissettiğim bir husus daha var: Mecburiyet. Yakın zamanda çevremdekileri kırmayıp üst satırlarda anlattığım şekliyle mutaassıp bir hanım efendi ile görüştürülmüştüm. Zannediyorum ki benim yaş aralığım artık bu tarz zorunlu görüştürülmelere münasip olacak ki cümle bekâr kalabalığın içerisinden kendi öz irademle seçim yapma hakkına haiz değilim artık. Ne münasebet efendim! Hamd olsun ki oldukça normal ve sağlıklı bir erkek olarak beni her zaman çıldırtan bir şey olmuştur bu görücü usulü şekli münasebetler.

Elbette ki bu mutaassıp hanımefendilerin veya beyefendilerin dinlerini, imanlarını, iffetlerini korumak maksadıyla hayatları boyunca kendileri için zorunlu ancak buna mukabil bana göre hatalı görünen şahsi seçimleri de olabilir. Nihayetinde kişisel iradeye saygı da duyulur. Peki ya ben? Ben niçin görücü yöntemini tercih etmeliyim? Bir kadınla gezip tozduğum için namusuma bir zeval mi gelir? Ya da yaşım geçti diye mi? Sırf bu yüzden mi? Yani tamamen beceriksizlik, basiretsizlik, feraset yoksunluğu ve liyakatsizlik eseri olarak şahsıma toplumca biçilmiş o zaman aralığı içerisinde davranamadığım, kendime uygun münasip bir hanımefendi bulamadığım için mi? Ve nihayetinde onu etkileyemedim, onunla bir izdivaç gerçekleştiremedim diye mi? Hayır efendim. Bunu asla kabul edemem.

Gelecek olan Allah’tan doğruca gelsin. Kar tanesi yahut yağmur damlası gibi doğrudan tepeme insin ve beni bulsun. Onun dışında mı? Hayır, asla! Mutaassıp şekilde inancın hakiki manada gereği aslında budur. Bu olmalıdır. Her şey Allah’tan kendiliğinden gelmelidir. Kul etkisiyle ayarlanarak meydana gelen ve sonradan adına kader denilip geçiştirilen cebrî çarpıştırmaların Hakk’ın işine karışmak olduğunu idrak edemezler mi bu insanlar? Tıpkı ölüm gibi. Nasıl ki ölüm de kişiyi kör kilitli odalarda, korunaklı şato ve saraylarda dahi gelip bulabiliyorsa kısmet de pekâlâ beni veya benim gibi düşünen başkalarını gelip o kör karanlık odalarda saklanırken bulabilir.

Her neyse, bu hanım efendi ile görüşürken şunu fark ettim: Görüşmenin en başında kendimle ilgili ileriye dönük maddî manevî yetersizlikleri doğrudan sayıp dökmemden mütevellit ki bunu her zaman yaparım, mevcut özgüvensiz hâlimi kendisine uygun bir şekilde dile getirmeme karşılık beni cesaretlendirmeye, yüreklendirmeye hiç çalışmaması; ayrıca tüm bunları açık yüreklilikle kendisine anlatırken bana tıpkı herhangi bir gişe memurunun baktığı gibi donuk şekilde bakması idi dikkatimi çeken.

Bilet gişesinde sıra size gelir de “eyvah, sanırım cüzdanımı evde unutmuşum” diyerek nihayetinde o sıradan çıkmak zorunda kalırsınız ya. İşte tam da o sırada daha siz sıradan çıkmaya yeltenmeden memurun “sıradaki” şeklinde bağırması benzeri bir durum bu. Söylediğim gibi yalnızca sıra bana gelmişti. Dolayısıyla benim hiçbir ehemmiyetim yoktu. Ve onun için ben sadece bir isimden ibaret meta idim. İşte hepsi bu.


  9 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   17 Mart 2023

bu içerik ilgini çekti mi?

1 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle