“Düşüncenin doğruluğu (sadece ve sadece) pratik doğrulamayla kanıtlanır.” demiş Bernardino Telesio. İlk bakışta oldukça özenilmeden söylenmiş ve basitçe rasyonellik yahut pratik zekânın gücüne atıfta bulunulmuş, hatta bu zekâ kırıntılarının övülmüş olduğu şeklinde bir manası varmış gibi görünse de bu söz, ilk okuduğumda bende (bana göre) arka planda uyandırdığı mana sadece bir kinayeden ibaret olmaktadır.
Hakikatin uzun uzadıya enine boyuna düşünüp tasarlanarak ölçülen ve elde edilen nitel ve nicel veriler ışığında araştırılmaya gerek duyulmaksızın, alelade geçici günlük doğru kabul edilen fakat bir o kadar da yanlış olan veya olabilecek hakikat yansımaları ile yetinilmesi; dahası hakikatin kimse tarafından umursanmaması, ama kaynağı yine de belli bu özensizliğin, bu basite indirgemenin sonucu.
Evet, işte yine her zamanki gibi tek problem: zaman. Her vakit zaman. Bu kaçınılmaz kısıtlanma ve bu kısıtlılık hali neticesinde detaylardan kaçmayı gerektiren zaman. İki ileri bir geri bocalayışın ve her seferinde durgun berrak sudaki balığı pratik şekilde elle yakalamak iştiyakı neticesinde bulanıklaşan ve doğal şekilde sudaki balık yerine boşluğu tutan ellerin geçici gözden kayboluşu. İşte tam olarak böyle bir şey.
11 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 1 Ocak 2023
bu içerik ilgini çekti mi?
0 / 0
#doğruluk #düşünce #hakikat #kinaye #nicel veriler #nitel veriler #pratik doğrulama #zaman