saygı duymak


Bu ifadeyi kişilerin ağzından sıkça duymaktayız: “saygı duymak.” Lakin bunun gerçekte anlamı nedir? Normal şartlarda saygı duymak deyince ilk akla gelen, bir kimsenin diğer bir kimseye nazaran kendisini seviye bakımından herhangi bir alanda yetersiz görmesi, bu vesileyle karşısındakini yüceltmesi ve onun önünde mecazi ya da fiili olarak baş eğmesidir. Kelimenin gerçekteki anlamı budur.

Türkçenin esnek yapısı ve farklı manalara gelen anlaşılabilirliği sebebiyle bugün “saygı duymak” kelimesinin çoğunlukla kastedilen anlamı, “senin düşüncene katılmamakla birlikte seni umursamıyorum, sana karışmıyorum ve ne halin varsa görebilirsin” demektir. İnsan yapısı itibarıyla onaylanmaya, pohpohlanmaya ve bu şekilde yüceltilmeye bayılır. Böyle oldukça kişinin kendisine duyduğu özgüven de artar aslında. Sonuç olarak başarısız insan başarılı olur, başarılı olan mükemmelleşir. Her durumda ve şartta bu ondaki özgüvenin yegâne yakıtıdır diyebiliriz. Ki sahte bile olsa buna hepimiz ihtiyaç duyarız.

Bir söz vardır: “Akıllı köylü efendisinin önünde yerlere kadar eğilir, ancak yine de önünde sessizce osurur.” Günümüzde bu umarsız “saygı duymak” eylemi samimiyetsiz olsa da olmasa da prim görür ve kişiye kendisini iyi hissettirir. Buna karşılık kimsenin kimseye gerçek manada saygı duyduğu falan da yoktur. Enaniyet duygusu buna en büyük engeldir. Çünkü zaten herkes kendisine göre en iyidir, en doğrudur ve hatta enlerin zirvesidir.

Peki, gerçekte kim daha iyi? Kim daha doğru? Daha saygıya değer? Doğru cevap: Şu halde kibir taşıyan herkesler içerisinde hiç kimse.


  16 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   23 Şubat 2022

bu içerik ilgini çekti mi?

2 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle