yüzde elli ihtimalle


Bir kadının ilkin adını, sanını, ikametini sizden gizlemesi makul karşılanabilir. Bu genel bir kendini koruma içgüdüsüdür ve bir yalan olarak değerlendirilemez. Asıl olan yani dürüstlüğün ön koşulu size söylenenlerden ziyade nasıl söylenildiğidir. Kastettiğim şey üsluptur. Üslup çok önemlidir. Üslup bir insanı şıp diye ele verebilir. Tek bir konuda fikir edinmenizi sağlar ve o da: cümle kuranın yüreğindeki samimiyet düzeyidir.

Samimi olduğunu bildiğiniz bir insan iyi bir insandır; ona güvenebilirsiniz. Evet, güvenebiliyorsanız sevebilir, ardından o insanın tutkulu aşığı olabilirsiniz. Tanımak demiştik. Ee? Geriye ne kaldı? Aşktan öte, aşktan ziyade bir mertebe var mı? Zamanla tanımak dediler. Hayır, bu asla mümkün değil. Derhal birkaç adım atmadan hiçbir şey bilinemez. Çünkü zaman da diğer her şey gibi kul yapısı uydurulmuş bir kavramdan, dahası insanın üzerine çöken bir ağırlıktan öte değildir.

Deli kavramı da böyledir. Toplum kendi normaline uymayan her aykırılığa delilik der. Halbuki meseleye ait bu delilik dosyasını alıp bir de delilere sunmak ve bu meseleye bir de delilerin gözünden bakmak gerekirdi bence. Şayet bu mümkün olabilseydi onlar kendilerine aykırı bu çoğunluk güruh yani her durumda son derece küstah olan bu toplum hakkında ne söylerlerdi acaba?

Her neyse, konuyu dağıtmayalım. Bir kadın ve bir erkek düşünün, yüzleri birbirlerine dönük. Biri bir tepede, diğeri ise karşı tepede. Aralarında da bir vadi. Şu hâlde önlerinde birbirlerine doğru varabilecekleri tek bir tahtadan köprü var. Bu tahta köprü çürük veya değil, bunu kim bilebilir ki? İçlerinden birisi diğerine doğru tahtadan o köprü üzerinde birkaç adımı ürkekçe yahut cesurca atmadıkça.

Hayır, kesinlikle hayır. O adımı atacak kişi kesinlikle erkek olamaz. Erkek her durumda cüretkâr ve maymun iştahlı; bu yüzden kolaylıkla ve düşüncesizce yaptığı seçimlerine de asla güvenilemez. O adımı elbette ki kadın atmalı. Ama nasıl olacak? Pekâlâ öyleyse zamana atıp bekleyelim. Belki de geçip gitmekte olan o zaman sizlere tahta köprü hakkında bir fikir verebilir. Ne dersiniz kadınlar? Sizce de bu mümkün mü?

Bunu söyleyebilmek için ya hayalperest yahut korkak olmanız gerekirdi ki kadının gönlünün sesini dinlemediği sürece hayallerle işlerinin güçlerinin olmadığını iyi bilmekteyiz. Şu durumda gönüllerinin seslerini de dışarıdan enjekte edilen aşk narkozunu almadan asla dinlemedikleri de bir gerçektir. Öyleyse geriye tek bir seçenek kalıyor: korkaklık. Korkak olma hâli kadın için makul karşılanabilir. Ancak yine de nefes aldıkları sürece her insan için tehlike hayatın içerisinde her zaman türlü şekillerde mevcuttur ve her yerdedir.

Kadın erkek, tıpkı herkes gibi o tehlike sizleri de önünde sonunda bulacaktır. Tehlikenin siz beklerken sizi bulması ve gafil avlanmak yerine tehlikeyi sizin aramanız, üzerine gitmeniz adrenalin yüklenmek için bungee jumping yapmaktan eminim daha da heyecan vericidir. Ya tahta köprü çürük çıkacak ve siz vadinin engebelerine çarparak yuvarlanacak, yara bere içerisinde kalacak, ölecek yahut ölmekten beter bir hâle düşeceksiniz; ya da emniyetli şekilde karşı yükseltiye ulaşıp yâre ulaşacaksınız. Her durumda şansınız yüzde elli ve yüzde elli. Bu da yeterince büyük bir oran. Elbette ki yine de her zaman olduğu gibi seçim sizlerin.


  9 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   15 Mart 2023

bu içerik ilgini çekti mi?

0 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle