tampon ülke


Son dönemde İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine karşı çıktık. Gerekçemiz ağırlıklı olarak İsveç’i bağlıyordu. PKK’ya destek veren bir ülkeydi ve bu durum Türk hükümeti tarafından kabul edilemezdi. Diğer NATO ülkeleri ise bizi yatıştırmak ve bu birlik içerisinde çok istedikleri bu iki devlet için adeta sırtımızı sıvazladılar. Bu yine de iyi bir gelişme sayılabilir bizim açımızdan; en azından küçük çocuk gibi özenip durduğumuz, eziklendiğimiz —gerçi hâlâ bile kimilerine göre bu aşağılık kompleksi durumu devam etmekte olan— Batı bizi artık adam yerine koyuyordu.

Fakat Türk halkı şu gerçeği niçin gözünden kaçırıyor? Masum Kürt ve Ermeni kardeşlerimizi tenzih ederek söylüyorum: Teröre, terörle bağlantısı olan Kürtlere ve Ermenilere kucak açan en büyük devlet olan Fransa bu oluşumun zaten içerisinde. İsveç ya da Finlandiya terörü desteklese ne, desteklemese ne?

Asıl sorulması gereken soru: Bizim NATO denen derebeyi ABD’nin toprak köylüleri hükmündeki sözde Avrupa medeniyetlerinin, dahası bu sisteminin içerisinde ne işimiz var? Neden NATO denen bu saçma oluşumun içerisine koştura koştura dahil olduk? Avrupalı da değiliz, Asyalı da sayılmıyoruz hâlbuki. Biz ait olmadığımız, asla da olamayacağımız bir milletler topluluğunun, kendilerinin Rusya tehdidine karşı kıçlarını savunmak için adeta ileri karakol hükmünde kullandığı ülkemizi neden maşa pozisyonuna sokuyoruz? Derebeyi ABD bizi sevsin diye mi Allah aşkına?

Bizler Rusya’ya mevcut Batı’dan daha fazla düşman değiliz ki. Yani şöyle söyleyeyim: Bizim için Fransa da bir, İngiltere de bir, Rusya da bir. Hepsi bize aslında dost görünümlü birer düşman. Derebeyi ABD ile onun köylüleri olan tüm Batı devletlerinin Rusya ile olan kişilik mücadelesinden, dahası savaşlarından bize ne yahu? Hepsi de Hristiyan. Kendi aralarında didişiyorlar. Müslüman bir devletin (Türkiye’nin) —ya da Müslüman görünümlü mü demeliydim, bilemedim— bu dost görünümlü düşman olan ABD ve diğer NATO devletlerinin arasında ne işi var? Biz niye onların arasındaki savaş içerisinde bir taraf olmak zorundayız?

Derebeyi ABD’ye yaklaşarak ve NATO’ya girerek yanımızda bulunan ve güçlü olan Rusya ile zaten bozuk olan ilişkilerimizi germeye ne lüzum var? Sırf NATO nedeniyle bu karşıtlığımızı bahane ederek, tarih boyunca sıcak denizlere inme arzusunda olan Rusya’nın kendisine bu arzusunu yeniden hatırlatmaya ne lüzum var? Kaldı ki diyelim ki Rusya’nın aklına bir anda tüm bu gelişmeler ışığında Türkiye ile savaşmak geldiğinde bizi kim koruyacak? Dost görünümlü derebeyi ABD mi, yoksa bizi azınlıklar üzerinden bir kaşık suda boğmaya adeta ant içmiş Fransa mı?

Niye bu saçmalık? Şunu anlasın artık bu ülkede aşağılık kompleksine giren Batı yalakları: Siz hiçbir zaman Avrupalı olamayacaksınız! Tümden benzeseniz bile asla Batı sizi bağırlarına falan basmayacak! Yapılması gereken en doğru hamle, yüzlerinizi Batı’ya çevirip ağızlarınızdan salyalar akıtarak gıpta etmek değil; özlerinize, yani öz kültürünüze dönmenizdir.


  11 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   31 Aralık 2022

bu içerik ilgini çekti mi?

0 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle