kadere razı olmamak


Son ölçümlere göre Dünya üzerinde yaşayan insan sayısı 7.907.536.000 kişi. Tüm bu mevcuda karşılık toplum tarafından kadın erkek fark etmez, etik ve toplumsal açıdan şahsınıza sunulan hayat arkadaşı adedi sadece bir kişi ile sınırlandırılmış durumda. Yanlış anlaşılmasın, evlilik dışı ilişkileri yahut çok eşliliği savunduğum yok. Bir kişiye itirazım da yok, başım üzerine. Anlayamadığım, bu bir kişiyi bulabilmek için neden hayatımız boyunca etrafımızda karşılaşıp durduğumuz sadece bir avuç insan arasından seçim yapmak zorunda kalıyoruz?

Kaba hesap yapacak olursak sekiz milyar insanı erkek ve kadın cinslerini de yarı yarıya farz edersek ve bu yarının da yarısını evlenmek için uygun aday olarak addedersek geriye iki milyar müsait durumda bekâr erkek ve bekâr kadın kalır. Peki ya evlenme çağından itibaren sığ çevremizde (Şanslı olanlar ve gezip tozmayı sevenler yahut buna imkânı olanlar eminim bu sığ çevrelerini görece şekilde birazcık daha genişletebiliyorlardır.) gördüğümüz evliliğe uygun aday sayısı sizce kaçtır? Bence bir elin beş parmağını geçmez. İki milyar kişi nerede, beş kişi nerede.

İşin garipliğine bakın ki bu beş kişiden en hayırlı olacağını ön gördüğümüz kişiyle ömür geçirmeye razı geliyoruz. Sonra da şayet evlilik müessesemizde işler yolunda giderse yahut evliliğimiz uzun soluklu olursa bir anda “benim için en hayırlısı buymuş” sözü dökülüyor dudaklarımızdan. Ben de diyorum ki: nereden biliyorsun be mübarek? Daha sen 1.999.999.995 uygun adayı bırak ölçüp biçip değerlendirmeyi, o adayları görmedin bile. Böyle değerlendirildiğinde kafayı yememek işten bile değil.

Gençliğimde yazları İstanbul Şişli ilçesinde bulunan amcamın çilingir dükkânında çalışırdım. Mecidiyeköy’den Osmanbey’e Halaskargazi Caddesi üzerinden genellikle yürüyerek inerdim. Bilirsiniz, günün her vakti o caddenin yaya trafiği hep hareketlidir. Her neyse, uzatmayayım. İstisnasız her seferinde o caddeyi geçip gidene değin ergen kafam arap saçına dönerdi. Adım başı bir güzel ahu. Aman Yarabbim, bu ne güzellik. Herhalde bu kadından daha güzeli yoktur Dünya’da derdim. Daha onu hazmedemeden bir başkası daha çıkardı karşıma. “Eee bu ondan da güzel” derdim sonra. Bu sekans hep bu şekilde tekrarlanırdı.

Yol bittiğinde kafamda kocaman bir soru işareti belirirdi: şimdi hangisi dünya güzeli? Yahut asıl Dünya güzeli kim? Fiziken dünya güzelini bulmak bile imkânsız iken, ahlaken ve karakter yapısı olarak en kusursuzunu nasıl bulabileceğim? Dünya üzerinde nerede olduğunu bile bilmiyorum ki. Sırf doğru kişiyi bulmak için bile kişinin sonsuz bir ömre ihtiyacı var. Buradan çıkan ana fikir kuvvetle muhtemel bu: yani imkânsızlık.


  17 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   11 Kasım 2021

bu içerik ilgini çekti mi?

1 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle