kusurlu mevcudat


Evvelinden kendileri de tam manasıyla dini bir eğitim almamış inançsız — ya da dini manadaki hissiyatı tam oturmamış diyelim — ebeveynler, dogmaya karşı olmak fikriyatı ile evlatlarına dini eğitimi daha erken yaşta veremezlerse ve bu evlatlarını doğrudan doğruya müspet fenni ilimlere yönlendirirse (adına bilim dediğimiz sadece kısıtlı insan zekâsı, aklı ve mantığına dayalı, daima değişime açık, kısacası asla hakikat anlamında güvenilir olamayan bir sebep-sonuç silsilesi) bu ebeveynlerin evlatlarının da din denen iman ve inanç sistemini, mevcut Yüce Yaratıcı’yı saçmalıktan ibaret görecekleri açıktır.

Tüm mecraları araştırın; inançsızların hepsi de tıpkı inançlılar gibi çok eski ve tamamen gönüllü bir meslek olan misyonerlik mesleğini benimsemişlerdir. Biri dinini yaymaya çabalarken ötekisi de dinsizliğini empoze etmek arzusundadır. Onlardan sadece biri olan Ali Demirsoy, bir biyologdur. Zaman içerisinde çok araştırmaktan mütevellit Darwin benzeri inkârcı bir mantaliteye sahip olmuş doğal olarak.

Bilinçli inançlılar, her şeyin çok hassas bir denge ile kusursuza yakın yaratıldığını iddia ederler (yani sadece dengenin kusursuzluğa yaklaşmış olduğunu). İnançsızlar ise bunu yanlış algılayıp, inançlı insanların tüm mevcudatın — insan dahil — kusursuz yaratılmış olduklarını iddia ettiklerini zannederler. Ardından yaratılmış olan her varlığın aslında pek çok kusurlu yönleri olduğunu bilimsel araştırmaları ışığında açığa çıkarır ve inançlıların önlerine sunarlar. Nihayetinde ise inançlılara dönerek: “Bakın, sizin inanç sisteminiz bilim karşısında çöktü.” derler.

Yani tipik bir körler sağırlar birbirini ağırlar durumu. Yahu bre gafiller, tüm mevcudat kusursuz olsa — bilhassa insan — mevcudatın her biri, hepsinden evvel de kendisini bir halt zanneden insanoğlu, zaten doğrudan tanrılık iddiasında bulunur. Sistem ise tümden kusursuz olsa, zaman zaman işleyen bu sistemde aksaklıklar baş göstermez.

Var olan her şey, hatta sistemin kendisi dahi kusurlu ve sonlu yaratılmıştır. Kusursuz ve sonsuz olan bir tek Allah’tır. Sistem dediğimiz hassas yaşamsal dengedir. Bilimin yaptığı iş ise zaman içerisinde teknolojik gelişmelerin ışığında sadece ve sadece bu harikulade dengeyi açığa çıkartmaya çalışmaktan başka bir şey değildir.


  11 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   31 Aralık 2022

bu içerik ilgini çekti mi?

1 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle