Bir yerlere gelmiş, okumuş etmiş, ilim elde etmiş kimselerde şu iki bariz özelliğin kendi aralarında benzerliğini hep müşahede etmişimdir. Bunlardan ilki dinden uzaklaşma, gitgide dinsizliğe belirgin bir yönelim ve bu dinsizliği bağlı bulunduğu milletin ahalisine de empoze etmeye çabalamaktır. Diğeri ise vejetaryenlik veya daha uç şekli olan veganlığa yöneliş şeklinde bir tür aktivist eylemciliktir.
Elbette ki kurban ibadetini ihtiva etmesi dolayısıyla diğer semavi ve gayri semavi dinlere nazaran İslam’ın kendisine daha bir serin bakış, dahası düşmanlık söz konusudur. Ayrıca zannedildiği üzere ilim eldesi, kısacası alimlik, herkeste tekamül hususunda aynı tesiri göstermez. Özellikle ruhunda asiye emareleri bulunan kimselerde.
Bu ilim edinmek neticesinde asi kişinin kendi mayasında bulunan gururu ile birleşince son derece kibirli, hatta tanrıtanımaz niteliklere haiz alim geçinen hasta ruhlu zatlar husule gelmektedir. Bunun gerekçesi kişinin elde ettiği son derece yüksek ilmi hazmedememesidir. Hamlıktan pişmeye geçen, pişerken tamam olup yandığını zanneden hazımsız kişinin kısıtlı bilgi, akıl ve zekâsıyla her şeyi çözdüğüne kendi kendisini inandırmasıdır.
Elbette ki bu durum İslam alimlerinde nadir görülür (İbn-i Sina ve Farabi gibi). Çünkü onlar bu üstte andığım emarelerden imtina eder şekilde mevcut sonsuz bilginin ve husule gelen harikuladeliğin karşısında Yüce Yaratıcı’ya tam bir teslimiyet içerisine girmişlerdir.
Bişüphe bunu sırf ilim eldesi sonucu azmak olarak düşünmemek gerekir. Bu mal mülk eldesi için de aynen geçerlidir. Yani ilim gibi soyut bir kavramın fazladan artışı gibi mal mülk ve güç eldesi de aynı bed neticeye varabilmektedir (Pargalı İbrahim gibi).
6 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 22 Eylül 2023
bu içerik ilgini çekti mi?
0 / 0
#dinden uzaklaşma #gurur #ilim ve kibir #İslam alimleri #veganlık