şifa bulmak


Yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren dünya her bakımdan oldukça garipleşti, bunu hepimiz gördük. Salgın hastalıklar bir yana, incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle çıkan savaşlar ve üstüne üstlük tepemize çöken kasvet bulutu neticesinde hayatın oldukça anlamsızlaşması da cabası.

Pek çoğumuz için uğruna emek verilen bu dünyanın ve elde edilen tüm maddi kazançların menfaatlerinin gözlerde değerini yitirmesi söz konusu oldu. Para, şan, şöhret anlamını yitirdi. “Köşeleri nasıl döneceğiz?” sorusu yerini kaygı dolu başka sorulara bıraktı. Vicdan sahibi pek çok kişinin aklında artık şu sorular var: Sonumuz nereye gidiyor? Sonunda ne olacak? Zaman nasıl akıp geçti? Akış hızını nasıl anlayamadık? Peki şimdi ne olacak? Durumu kurtarmak için ne yapacağız?

Sanki ölüm bizlere her zamankinden daha yakın gibi. Buna gerekçe olarak kaza, hastalık veya musibetler gösterilebilir. Ancak tüm bunlardan kaçabilsek bile şifası bulunamayan yaşlılık ve nihayetinde ölümün pençesinden kurtulamayacağımız kesindir.

Bizler biliyoruz ki kaza, hastalık, musibet ve ölümü yaratan Allah’tır. Bu sayılanlar içerisinde yalnızca kişinin kendi başına gelen musibetlerinin, yine kendi hal ve hareketlerindeki hatalardan kaynaklandığı bilinmektedir. Yaşlılığın ve buna bağlı olan ölümün şifası ise Yüce Allah tarafından gizli tutulmuş ve tutulacaktır. Kaza ve musibetin şifasının sadaka olduğu bildirilmiştir.

Geriye kalan türlü hastalıkların manevi şifası ise Kur’an-ı Kerim’de ve tavsiye edilen dualardadır. (Bakınız: şifa ayetleri)


  16 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   13 Mart 2022

bu içerik ilgini çekti mi?

3 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle