görelilik üzerine


Hayatınız yolunda ve sizin için her şey kusursuza yakın gidiyor olabilir. Erkek cinsi için konuşuyorum. Belki iyi bir işiniz, güzel bir eşiniz, sağlıklı ve nitelikli evlatlarınız, huzurlu bir yuvanız ve pek de yorulmadan elde edebildiğiniz yüksek bir kazancınız var. Evet, bunların hepsi size bahşedilmiş olabilir. Lakin unutmamanız gereken bir şey de var. Sizin hayatınız güzel diye sırf sizin yüzü suyunuz hürmetine yahut huzurunuz kaçmasın diye, olumsuzlukları görüp mutsuz olmayasınız diye Allah hayatın kendisini topyekûn güzelleştirmedi ve güzelleştirmeyecek de maalesef.

Sahip olduklarınıza sahip olamayıp bunun için sürekli dua eden, “neden, niçin, nasıl?” diye kendini sorgulayıp duran, gece gündüz düşünen ve bazen de mevcut durumundan ötürü kendisini suçlu bulan insanlar da var (mesela ben) ve hayat onlar için çok da anlamlı görünmüyordur emin olun. Kişinin hayatının düzensiz oluşunun kişide aşırı bir şekilde manevi ağırlık ve ağır şekilde stres yaptığını, böylece kişinin özünde aslında gerçekte var olan o iyiliği gösterebilmesini engellediğini; toplum nezdinde olumlu bir insan olmasına mani olduğunu veya toplumca iyi bir insan olarak bilinmesini engellediğine inanıyorum.

Bizzat gördüğüm, yaşadığım bir hadiseyi sizlere anlatmak istiyorum. Caddenin birinde aracımla seyir halinde idim. Sonra trafik birden durdu. Abullabut görünümlü, dışarıdan bakıldığında eğitimli ve gelir düzeyi yüksek olmadığına kanaat getirilebilecek bir adam bir bayanın aracına çarpmış ve üstüne de bu bayanla tartışmaya girişmişti. Karşılıklı olarak münakaşayı alevlendirmiş olacaklar ki etraftan birkaç kişi sakinleştirmek için hemen koşmuş ve araya girmişti. Araçlarda büyük bir zarar yoktu. Olay da anlıktı. Kimin haklı kimin haksız olduğu hakkında bir fikrim de yoktu. Açıkçası bu umurumda da değildi.

Sonra iki taraf da aracına yeniden bindi. Ayrılacaklardı. Ama adam sinirini alamamış olacak ki kasti olmadığı bariz bir şekilde önce kendi hâkimiyetini, sonra direksiyon hâkimiyetini ve nihayet aracın hâkimiyetini kaybedip aynı bayanın aracına yandan bir sefer daha vurdu. Zarar ikiye katlanmıştı. Tabi artık öylece çekip gidemeyeceklerdi. Trafik bir süre daha kilitli kalacaktı.

Hemen ardından buna mukabil şöyle bir durum gerçekleşti. Önümdeki son model ve kaliteli olan aracın sürücüsü bir anda manevra yapıp gerisin geri şekilde yolunu değiştirmek istedi. Belli ki acelesi vardı. Arabayı çevirirken kendisiyle göz göze geldik. Genç, yakışıklı, eğitimli, giyimine bakılırsa kariyer veya büyük bir şirket sahibi yani hali vakti yerinde kibar bir beyefendi, az ilerisinde yaşanan bu hadiseden ötürü hafif tebessüm ederek sakin bir hal, berrak ve seviyesi düşük bir ses tonuyla tek bir cümle kurdu: “Keskin sirke küpüne zarar.” Sadece bunu söyledi ve çekti gitti.

Kişiliğine, karakterine bakılırsa evet, kesinlikle muazzam görünüyor. Ayrıca eminim ki pek çok kişi üzerinde de saygı uyandırıyordur bu kişi. Siz de aynı yakıştırmayı yapardınız muhtemelen bu genç arkadaş için. Kazayı yapan adam için de muhtemelen ne olursa olsun bir bayanla takıştığı, bağırıp çağırdığı, kaba saba konuştuğu ve yahut sinirlerine hâkim olamadığı için ise muhtemelen “hanzo” yakıştırmasını yapardınız. Biri kişide saygı uyandıracak düzeyde sofistike, diğeri nefret ettirecek düzeyde abullabut.

Şunu söyleyebiliriz: Derler ki “Hiçbir şey ilk bakışta göründüğü gibi değildir.” İnsanların gerçeği görememelerinin sebebi umurlarında olmadığından mıdır yoksa idrak edemediklerinden midir bilinmez. Fakat kimse perdenin arkasındakini görmeye çabalamaz. Bu örnekte rolleri değiştirip bir de o şekilde bakmak, öyle değerlendirmek gerekirdi bence. Hayatını düzene koyabilmiş biri için karşılaşılan tüm engebelerin daha ılımlı, daha serinkanlı, daha aklı başında ve daha da iyimserlikle karşılanabileceği aşikâr ve eminim ki bu durum herkes için genel geçerdir.

Buna bir örnek daha vereyim. Dikkatinizi çekmiştir eminim, TV8’de yayımlanan “Survivor” isimli programa katılan o güzelim yetişmiş, eğitimli gençlerimiz kız veya erkek hiç fark etmez, o adada yaşam mücadelesi vermeye çalışırlarken ve özellikle de karınları açken birbirlerine karşı ne denli bencil, kaba saba ve saldırgan hale geldiklerini eminim sizler de açık ve net şekilde müşahede etmişsinizdir. İşte size bahsettiğim ve kastettiğim görelilik tam olarak bu.


  17 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   12 Eylül 2021

bu içerik ilgini çekti mi?

1 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle