Rabbim, lütfen bana sen öğret, yalnız sen öğret. İnsanlardan değil, kendisine dünya denilen o koca karıdan yahut kendisinin de içinde bulunduğu sonsuz gibi görünmekte olan o evrenin bir soğuk, bir sıcak ve karanlık boşluğundan değil, hayatın kendisinden hiç değil. Sadece ve sadece senden öğreneyim hakikatin ekseriyetle o çok acıtan ciddiyetini.
Zira insanların kendilerinden edinilen bilgiler, tecrübeler, akabinde tekamüller hep onulmaz can yakıcılıklar olmakta çoklukla. Güvensizlikler, korkular, endişeli haller, uzaklaşmalar, bireyselleşip içine düşülen ruhsal çöküntüler, en nihayetinde genel mutsuzluk ve donukluk halleri hep o zamanın emarelerinden ibaret değil midir ki?
Yetkin olmak, üstün olmak, şaşkınlıktan kurtulmak, her durumda ve her güçlükte ne yapacağını yahut ne yapması gerektiğini daim surette bilecek düzeyde hikmetli olmak, çoklukla susmak… Bitmek tükenmek bilmeyen hayatın o yine bitmek tükenmek bilmeyen biteviye karmaşasını yüzünde tatlı bir tebessümle temaşa edebilmek hep zamanda gizli kalmış evliyaların alametleri değil midir sizce de?
4 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 23 Mayıs 2024
bu içerik ilgini çekti mi?
0 / 0
#evliya #hakikatin ciddiyeti #hikmet #Rabbim #ruhsal çöküntü