Aziz Nesin şunu demiş: “Hiçbir Müslüman Mustafa Kemal’i sevmez, niye sevsin ki? Yaptığı hiçbir şey İslam’ın lehine değildir. Eğer bir Müslüman hem Mustafa Kemal’i seviyor, hem de Müslümansa ya ahmaktır, ya sahtekâr.” Bu söz yüzeysel bir bakış ile ilk görüşte verilebilen kati surette oldukça öznel ve habis bir yargıdır.
Gerçi İslam’ın lehine olmamak hususunda benim genel görüşüme ve hatırı sayılır derecede çoğunlukta olan belirli mutaassıp aydın bir zümrenin genel görüşüne, ayrıca devrin yaşayanlarının aktardıklarına göre haklılık payı da yok değildir. Öyle ki genel manada konu ile ilgili mevcut tüm kaygılar ile genel huzursuzlukları diğer bir yazımda da belirtmiştim (bkz. an meselesi).
Şöyle söyleyeyim: bu anılan toplumsal karşıtlık ve nefret öngörüleri sadece Aziz Nesin’in kendisi ile birlikte onun taraftarı olan, onunla aynı kafada olanların kuruntularıdır. Gerçekte böyle bir durum yoktur. Şöyle ki bugün mutaassıp zümre, bu anılan İslam’ın lehine olmamak hususunda nötr şekilde Mustafa Kemal’e ne düşmanlık ne de sevgi beslemektedirler.
Bugün hâlâ aynı kafanın uzantıları Müslümanları bağnaz şekilde kendilerinin azılı birer düşmanı gibi zannetmekte ve mutaassıpları ya da muhafazakâr kesimi inançlarından ve kendilerine duydukları kişisel nefretlerinden ötürü bağnaz koyunlar olarak görmeye de aynı şekilde devam etmektedirler. Bir insan sırf metafizik olarak inandığı dini fenni yöntemlerle karşısındaki inançsıza ispatlayamadı ve sadece inandı diye nasıl koyun olarak nitelenebilir?
Bir zamanlar koca bir öküzün boynuzlarının ucunda duran koca bir tepsinin üzerinde olduğumuzu iddia eden müspet bilim çevrelerine de o zamanın veya bu zamanın şartlarına göre koyun denmesi gibi bir şeydir bu. Lakin kimse onlara hiçbir zaman ve hiçbir surette koyun dememişken, sözde aydın kesim olarak bilhassa kendilerinin ölesiye savundukları kişilerin şahsi inanç ve vicdan hürriyetlerini kendilerinden olmayanları hakir görmek suretiyle baltalamaya çalışmaları fevkalade sinir bozucu bir durumdur.
İnanç bir ihtiyaçtır ve istisnasız herkes bir şeylere inanır: kimi doğruya, kimi yanlışa, kimi de hakikate ama mutlak surette herkes inanır. İnançsızlar bile. Çünkü onlar da dinlerin ve bir yaratıcı’nın olmadığına inanmaktadırlar. Yani asıl koyunluk bu gerçeği bir türlü görememektir.
Çünkü ben senin adına inançsızlık denen inancına durduk yere fiili veya sözlü saldırıda bulunmuyorsam, sen de benim imanıma, dolayısıyla imanımdan dolayı da aklıma, fikrime, zekâma ve dahi tüm mevcudatıma ne fiili ne de sözlü saldırma hakkına sahip değilsin.
Şunu anlamalı herkes ve tüm muhalifler: bugün muhafazakâr dediğiniz kesim, bu muhalif bağnazların ümit ettikleri gibi belki de ekseriyetle yahut tümden ümmi birer cahil olabilirler. Lakin gerçekte ne aptallar, ne geri zekâlılar, ne koyunlar, ne de acizlerdir. Söylediğim gibi bu ancak koyun zekâsına sahip olanların ve de zekâsızlıklarının dahi farkına varamayacak kadar olan ahmakların kuruntularıdır. Hepsi bu.
11 Ocak 2026 |
içerik yazarı: admin (yazar profili)
içerik yayın tarihi: 31 Aralık 2022
bu içerik ilgini çekti mi?
0 / 0
#aydın kesim #Aziz Nesin Mustafa Kemal sözü #bağnazlık #inanç #muhafazakâr #Müslümanlar