türk etkisi


Türkler’in kurdukları tüm devletlerin yükselme dönemlerinde dünya devletlerince tartışmasız olarak cihan öncüsü bir millet sayılmalarına rağmen, özellikle Osmanlı’nın duraklama ve çöküş dönemlerinde dışarıdan doğrudan ve fiziksel, içeriden ise dolaylı ve ideolojik müdahalelerle zayıflatılıp güçten düşürülmeleri; nihayetinde tümden silinip unutturulmaya çalışılmaları ve günümüzde bunda büyük oranda muktedir olunmuş olması ne hazindir. Türkler, gelişmişliklerinden ve öncü hallerinden uzaklaştırılarak taklitçi bir millet konumuna düşürülmüş, özlerinden koparılmış ve başarısız olduklarına kendileri dahi inandırılmışlardır.

Türkler’in eşsiz başarılarına örnek olarak: tarım maksatlı inşa ettikleri ve bugün dahi faal olan sulama kanalları (Tötö kanalı – Göktürk devleti), askerlik alanında yay ve onlu sistemin mucidi olmaları (Roma ve Avrupa tarafından taklit edilmiştir), savaş stratejilerinde meşhur “Turan taktiği”nin ilk uygulayıcıları olmaları (Roma, Bizans ve Avrupa tarafından taklit edilmiştir), giyim kuşamda ceket, pantolon ve gömleği ilk giyenlerin Türkler olması (Avrupa bu keşfin taklitçisi olmuştur) sayılabilir. Ayrıca Türkler, Çin ve Bizans gibi devletleri savaş zırhları ve kıyafetleri bakımından etkilemişlerdir. Spor alanında ise kayakçılığın ilk olarak Altaylardan yayıldığı düşünülmektedir.

Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki zayıflamadan istifade eden batı dünyası, İslam’ın gereklerini yerine getiren cübbe, sarık, fes giyen Türkler’e gerici ve yobaz yakıştırmaları yapmış; Türkler’in kendilerinden öğrenen batıya fötr şapka dayatılmıştır. Ne hazindir ki Türkiye Türkleri, sadece bir asırlık mazisi varmış gibi gösterilerek batıya yönlendirilmiş, atalarına, diline, dinine ve ananelerine sırt çevirmeye zorlanmış ve bu unutturma çabasında geçici de olsa başarı sağlanmıştır.

Ancak Türkler, ninnilerle ve masallarla uyutuldukları uykularından uyanmaya başlamışlardır. Özlerine ve kimliklerine dönerek İslam’ın sancaktarlığını tekrar sıkı bir şekilde ellerine alacak ve cihana yeniden hâkim olma düşlerini görmeye başlayacaklardır. Bunu durdurmaya veya yok etmeye ne batı âleminin ne de içimizdeki uzantılarının güçleri asla yetmeyecektir, Allah’ın izniyle.


  16 Ocak 2026  |


içerik yazarı:   admin (yazar profili)

içerik yayın tarihi:   5 Mayıs 2022

bu içerik ilgini çekti mi?

2 / 0


0 0 Oy-lar
Article Rating
Abone ol!
Bildir:  
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle